Glokom, dünya genelinde birçok kişiyi etkileyen bir sağlık sorunudur ve genellikle ilerleyici bir şekilde gelişir. Glokom, çoğu hastada başlangıçta göz tansiyonu belirtileri vermez. Bu nedenle “sessiz hırsız” olarak adlandırılır. Bazen baş ağrılarına neden olabilir. Bu baş ağrıları özellikle göz bölgesinde yoğunlaşabilir. Genellikle bulantı ve kusma ile birlikte olabilir.
İlerlemiş vakalarda genellikle kişi fark edilir görme kaybına sahip olana kadar hastalık teşhis edilmez. Glokom tansiyonu ilerledikçe, görme bulanıklaşabilir veya gözde renk değişiklikleri meydana gelebilir. Bazı glokom hastaları ışığa karşı artan bir hassasiyet yaşayabilirler. Gece görüşü bozulabilir ve gece sürüşleri daha zor hale gelebilir. Göz tansiyonu belirtileri bazen baş ağrılarına sebep olabilir. Bu baş ağrıları özellikle göz bölgesinde yoğunlaşabilir ve genellikle bulantı ve kusma ile birlikte olabilir.
Göz Tansiyonu Nasıl Teşhis Edilir?

Göz tansiyonu veya tıbbi adıyla glokom, göz içi basıncının normalden daha yüksek olduğu bir göz hastalığıdır. Yüksek göz içi basınç, optik siniri etkileyebilir. Zamanla görme kaybına neden olabilir. Glokomun teşhisi, kapsamlı muayene ve bir takım testlerle gerçekleştirilir.
Hastaların öyküsü ve ailede glokom öyküsü dikkate alındıktan sonra, göz doktorları tonometri testiyle göz içi basıncını ölçerler. Gonioskopi ile drenaj açılarının değerlendirilmesi, açık-açılı veya dar-açılı glokom ayrımında önemlidir. Optik sinirin incelenmesi ve görme alanı testleri gereklidir. Perimetri, glokomun neden olduğu hasarı ve görme alanındaki değişiklikleri saptamak için kritik öneme sahiptir. Ayrıca, pakimetri ile korneanın kalınlığı ölçülür.
Optik koherens tomografi OCT gibi görüntüleme yöntemleri bulunur. Bunlar retina ve optik sinir başı hasarının daha ayrıntılı incelenmesinde kullanılır. Tüm bu testlerin bütünleşik bir değerlendirilmesiyle göz doktoru glokom teşhisi koyabilir. Ardından gerekli tedaviye başlayabilir. Bu, genellikle kişinin bakış alanının daraldığı “tünel görüşü” olarak tanımlanır. Açık açılı glokom, en yaygın glokom tipidir.
Genellikle hiçbir göz tansiyonu belirtileri vermez. Göz içi basınç yavaşça yükselir ve optik sinir hasarı oluşturur. Kapalı açılı glokom, Bu daha nadirdir ve ani başlangıçlı olabilir. Göz içi basınç hızla yükselir. Şiddetli baş ağrısı, bulanık görme ve mide bulantısı gibi semptomlara neden olabilir. Glokom, sinsi bir hastalık olabilir. İlerlemesi durumunda kalıcı görme kaybına neden olabilir.
Göz Tansiyonu Belirtileri Nasıl Tedavi Edilir?
Glokomun erken belirtileri genellikle belirgin değildir. Bu nedenle hastalar genellikle bu durumu fark etmezler. Bu nedenle, düzenli göz muayeneleri çok önemlidir. Hekiminiz, tansiyonunuzu izleyebilir ve erken teşhis ederek tedaviye başlayabilir. Göz tansiyonu tedavi edilmezse, optik sinir hasarı ilerleyebilir.
Kalıcı görme kaybına neden olabilir. İlaçlar, göz içi basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir. Bu ilaçlar tablet, kapsül veya enjeksiyon şeklinde olabilir. Lazer tedavisi trabeküloplasti veya iridotomi gibi), göz içi basıncını düşürmek için kullanılabilir. Bu yöntemler göz içi sıvının daha iyi drenajını sağlar.
İlaçlar veya diğer tedaviler işe yaramazsa veya glokom ilerlerse, cerrahi müdahale gerekebilir. Bu cerrahi prosedürler göz içi basıncını azaltmayı hedefler. Glokomun ilerlemesini önlemek için erken teşhis ve düzenli kontroller hayati önem taşır. Göz tansiyonu belirtileri riskiniz varsa, derhal hekime başvurmanız önerilir.
İyileşme Sürecinde Yapılması Gerekenler

Göz tansiyonu tedavisi genellikle uzun vadeli bir süreçtir. Bir kere başlandığında sürekli takip ve yönetim gerektirebilir. Göz tansiyonu tedavisi hekim tarafından yapılmalıdır. Hekiminiz belirli bir takip programı önerir. Eğer ilaçlar reçete edildiyse, bu ilaçları düzenli olarak ve belirtilen şekilde kullanmalısınız.
İlaçları atlamak veya düzensiz kullanmak, göz içi basıncını kontrol altında tutma konusunda etkisiz olabilir. Sağlıklı bir yaşam tarzı tansiyonunun kontrolünü destekleyebilir. Düşük tuzlu bir diyet, düzenli egzersiz, sigara içmemek ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmak gibi önlemler almak önemlidir.
Hekiminiz, görme alanınızı ve optik sinirlerin durumunu değerlendirmek için düzenli olarak testler yapacaktır. Bu testler, tedavinin etkili olup olmadığını belirlemek için önemlidir. Göz enfeksiyonlarını ve diğer sorunları önlemek için düzenli olarak gözlerinizi temizlemek önemlidir. Göz tansiyonu belirtileri kontrol altına alınır .Görme kaybını önlemek için uygun bir tedavi ve takip ile yönetilebilir. Ancak bu sürecin başarısı, hastanın aktif bir rol oynamasına ve doktorun önerilerine uymasına bağlıdır.